Somaliland’in bağımsızlığı: Epstein 15 yıl önce fırına vermiş!
OSINT TURK olarak, Epstein’ın BAE’li Sultan Bin Sulayem ile 2011-2018 arasında yürüttüğü gizli Somaliland operasyonunu ve 15 yıllık jeopolitik ağı ilk kez bütün belgeleriyle gün yüzüne çıkarttık.
Baktığımız her taşın altından Epstein çıkmaya devam ediyor…
2018’de Sulayem’in gönderdiği 1960 tarihli bağımsızlık ve tanınma stratejisi dosyası, 2013 Somaliwood Studios planı, Somali’de 50 milyon dolarlık petrol imtiyazı talebi ve çocuk istismarı iddialarıyla anılan Abaarso Okulu.
OSINT TURK olarak ortaya çıkardığımız yeni bulgularımız Afrika Boynuzu’ndaki tüm dengeleri değiştirecek gibi görünüyor.
İbrahim Anlaşmaları Somaliland fırınında pişirilmiş
Epstein ile Sultan bin Sulayem hattındaki yazışmalar, Somaliland’ın yalnızca diplomatik tanınma açısından değil, Berbera çevresindeki su rezervleri, liman erişimi ve Suudi pazarına doğrudan ulaşım gibi lojistik-ekonomik avantajlarıyla erken dönemde stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırıldığını gösteriyor.
Sahadan aktarılan “güvenli, iş yapılabilir ve keşfedilmiş kaynaklara sahip” bir bölge tasviri ile 2018’de iletilen tanınma stratejisi belgeleri, DP World’ün Berbera üzerinden kurduğu jeoekonomik zeminle birleşerek BAE–İsrail eksenine entegre bir hat oluşturdu. İbrahim Anlaşmaları bu çıkarları açık ve yasal bir çerçeveye taşırken, Aralık 2025’teki tanınma girişimi yıllar önce altyapısı hazırlanan bu ticari ve jeopolitik planın olgunlaşmış aşaması olarak ortaya çıktı.
Somaliland’in tanınması Epstein’in 15 yıllık planıymış
2011’de başlayan ve Aralık 2025’te İsrail’in resmi tanımasıyla zirveye ulaşan bu operasyon, Epstein ile BAE’nin DP World CEO’su Sultan bin Sulayem arasında tam 15 yıl süren sistematik bir stratejiydi.
Somaliland’ı henüz tanınmamış “ucuz arazi” olarak gören ikili, Berbera limanını (Bab el-Mandeb Boğazı’nın stratejik anahtarı) ele geçirmek, petrol ve su rezervlerini kontrol etmek ve Abaarso Okulu’nu eğitim kılıfı altında kullanmak için adım adım ilerledi. 2013’te petrol arama imtiyazı için 50 milyon dolar finansman arayışı, Somaliwood film stüdyosu planı ve Gates’in aşı programlarını “giriş kapısı” olarak değerlendirme tartışmaları bu planın parçasıydı.
En kritik hamle 2018’de geldi: Sulayem, Epstein’a 1960 İngiliz bağımsızlık belgelerini ve “Somaliland’ın tanınması için uluslararası destek stratejisi” dosyasını doğrudan göndererek tanınma lobisini hızlandırdı. Amaç, liman ve kaynakları önce fiilen kontrol edip sonra tanınmayı sağlayarak her şeyi yasal devasa bir servete dönüştürmekti.
2020 İbrahim Anlaşmaları ve 2025 İsrail tanımasıyla bu 15 yıllık gölge planın meyvesi alındı.Tarafımızca tespit edilen bu ağ,devlet-dışı aktörün bir ülkenin kaderini nasıl şekillendirebileceğini ilk kez bu kadar açık belgelerle ortaya
koyuyor.
Epstein, Bill Gates ve BAE: Nereye baksak üçü çıkıyor
Epstein yazışmalarında 2013 yılında Bill Gates’in aşı programlarının (GAVI/Global Fund) Somaliland’da çocuklara ulaşmak için bir “giriş kapısı” olarak değerlendirilmesi tartışılırken, aynı dönemde BAE hattından DP World ve Sultan bin Sulayem üzerinden liman, petrol ve bugünlerde (sözde Epstein ile ilgisizmiş gibi duran) “Somaliland’in bağımsızlığı” dosyasının ilerletildiği görülüyor. Sağlık projeleri, lojistik yatırımlar ve diplomatik tanınma stratejisinin aynı zaman diliminde kesişmesi, Somaliland’ın farklı başlıklardan aynı jeopolitik ağın içine çekildiğini ortaya koyuyor. Böylece insani yardım, ticari altyapı ve siyasi hedefler tek bir planın birbirini tamamlayan araçları haline geliyor.
Somaliland’de çocuk istismarıyla tanınan okul Epstein belgelerinde
Hargeisa’daki Abaarso School, kurucusu Jonathan Starr tarafından uluslararası bağış kampanyaları ve “Somaliland – The Abaarso Story” belgeseliyle örnek eğitim modeli olarak pazarlanırken, aynı isim ve projelerin Epstein dosyalarında yer alması tabloyu karanlık bir hale getiriyor. Starr’ın reşit olmayan öğrencisi Fahima Ali ile başlayan ilişkisi ve okul çevresinde yıllar içinde ortaya atılan iddialar, çocuklara burs ve yurt dışı eğitim vaadiyle kurulan yapının hangi ağlarla temas ettiği sorusunu sordurtuyor.
Epstein’in Somaliland’de çocuklara yönelik film stüdyosu “Somaliwood”
2012 tarihli e-posta, Somaliland’da çocuk programları üretimini içeren “Somaliwood Studios” adlı bir film merkezi kurulmasının planlandığını ortaya koyuyor. Projede özellikle “children’s programming” vurgusunun geçmesi girişimi yalnızca kültürel bir yatırım olmaktan çıkarıp tartışmalı hale getiriyor. Ticari planlar ve tanınma başlıklarıyla ilerleyen stratejiye eşlik eden bu plan, Somaliland’ın sosyal alana kadar uzanan çok katmanlı karanlık ve karmaşık bir nüfuz sahası olarak kurgulandığını düşündürüyor.
Sonuç
Tarafımızca incelenen bahse konu yazışmalar, Somaliland’in liman, enerji kaynakları, bağımsızlık konusunda tanınma lobisi ve sosyal projeler üzerinden BAE merkezli bir jeoekonomik hatta eklemlenmeye çalışıldığını ve bu hattın İbrahim Anlaşmaları sonrasında Afrika Boynuzu ekseninde daha görünür bir jeopolitik çerçeve kazandığını ortaya koyuyor. Ancak aynı belgelerde görülen tartışmalı bağlantılar, tanınma sürecini ekonomik fizibilitenin ötesine taşıyarak meşruiyet ve siyasi maliyet tartışmasına dönüştürüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 17 Şubat 2026 Addis Ababa ziyaretinde de vurguladığı gibi egemenlik, toprak bütünlüğü ve bölgenin küresel rekabet sahasına çevrilmemesi yönündeki mesajı, Türkiye–Somali hattını güçlendirirken Etiyopya’nın da Somaliland’la kurduğu ilişkiye daha temkinli yaklaşabileceğine işaret ediyor.
Her şekilde, ortaya çıkardığımız bu yeni bulgularımız Somaliland’in bağımsızlığına karşı kaşlarımızın daha da kalkmasına sebep oluyor.











