Parçaları Türkiye'ye düşen iki füzenin "tam" hikayesi
Her yanımız ateş çemberi ile sarılmışken, kanıtlı bilgiye ulaşmak her geçen gün daha da önemli hale geldi. Türkiye'ye düşen iki füze parçası hakkında kaynak niteliğindeki soruşturmamızı inceleyin.
4 Mart 2026 günü Türk Milli Savunma Bakanlığı’nın, ABD ve İsrail - İran arasındaki savaş sırasında ülkemiz hava sahasına giren bir balistik füzenin imha edildiğini duyurmasının ardından, konuyu derinlemesine incelemeye başladık. Düşen füze hakkında güvenilir bilgiler ve olayın anatomisini anlamak için soruşturmamızı inceleyin.
İki lokasyon tek olay
İlk olarak bulunan füze enkazlarının konumlarını tespit ederek başladık.
Olayda, görüldüğü üzere, iki adet füze enkazı bulunmaktaydı. Kamışlı’da görülen füze enkazını arkaplandaki dağlar ve elektrik direklerini üç boyutlu uydu verileri ile analiz ettiğimizde, 37.0440294, 41.2575734 konumuna eriştik.
Aşağıdaki çevresel doğrulamalarla da bu enkazın tam konumunu doğrulayabilmekteyiz.
Hatay Dörtyol’da düşen diğer parça ise ABD’nin fırlattığı anti-balistik füzeye aittir ve 36.9006277,36.086831 konumunda. Hatay Dörtyol’da, Yeniyurt’ta bulunan ve mevsim gereği şu anda boş olan Güney Tatil Sitesi’nin yanındaki bir göle düştüğünü geolocation teknikleri ile saptayabildik.
Mühimmatların tespiti
İlk olarak İran’dan atıldığı iddia edilen füze enkazını inceleyerek başladık. İran’ın envanterinde bulunan füzeleri ilk olarak menzillerine göre filtreledik 800 km menzil altında bulunan füzeleri eledik.
Görsel eşleştirmeler ile İran’dan atıldığı iddia edilen füzenin “Hayber Şekan” adlı füze olduğunu tespit ettik ve farklı zamanlardaki saldırılarda saptamış olduğumuz füzenin aynısı olarak doğruladık.
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde bulunan enkaz ise ABD’ye ait anti-balistik füze mühimmatı. “SM-3” adlı füze olduğunu görsel analizleri ile doğruladık.
Bu mühimmatın tespiti ise atılan platform açısından önem taşıyor.
Anti-balistik füzenin ateşlendiği geminin tespiti
Yukarıda değinilen SM-3 füzesi Aegis sistemi entegre edilmiş Arleigh Burke sınıfı destroyerlerden ateşlenebiliyor. Doğu Akdeniz’de faaliyet yürüten ABD donanmasına ait gemiler incelendiğinde ise, bu füzeyi ateşleyebilen destroyerler görülebiliyor.
Füzenin toprağa saplanma açısını da hesaba katarak yaptığımız azimuth hesaplamalarında ABD destroyerinin konuşlanmış olabileceği konum daha net bir şekilde anlamış olduk.
Bölgeye ait deniz trafiği kayıtları ile SAR uydu görüntüleri karşılaştırılmış ve deniz trafiğinde AIS kayıtları açık olmayan ancak SAR radarımızda görülen gemiler tek tek ayrılmıştır.
Bunların dışında, 1 Mart 2026 tarihinde bölgede olan ticari gemiler aşağıda görülebilmektedir.
Bölgede AIS verisi bulunmayan iki tane 320-340 metre arasında uzunluğa sahip gemi görülüyor. Bu gemiler, olaydan itibaren bir haftadır bölgede bulunan USS Gerald Ford uçak gemisinin ölçüleri ile tamı tamına örtüşüyor.
Aşağıda ise uzunluğu 154-155 metre olan iki ayrı gemi görülüyor. Bu gemilerin boyutu ise Arleigh Burke sınıfı destroyerler ile tamı tamına örtüşüyor.
Görüntüdeki USS Oscar Austin hem Aegis sistemine sahip, hem de bölgeye BMD devriyesi için gönderilmiş Arleigh Burke sınıfındaki destroyerlerden birisi. Bu da bu gemiyi, İran füzesini düşüren SM-3’ü ateşlemiş olma ihtimali en yüksek platform kılıyor.
Hayber Şekan “nereden” fırlatıldı?
Füzenin ateşlendiği yeri bulabilmek için, füzenin düşen parçasına ait enkazın düşme yönünü inceledik.
Ancak, düşen füze enkazlarının patlamadan “önce” doğrusal bir rotada uçarken, standart olarak arkalarında bıraktıkları yakıt tankları. Yani, bu parçalar, patlama sonrası saçılmış parçalar değil.
Bu sayede füzelerin yakıt tanklarının yere düşüş açısını uydu programları aracılığıyla replike ettiğimizde ise 105 derece azimuth yönünden geldiğini tespit ettik.
Düşen noktadan ise bu yönde ilerleyen doğrusal bir yön çizdiğimizde – füzenin menzilini de hesaba katarak – İran’daki Hamedan Hava Üssü’ne ulaştık.
Aşağıda ise bahse konu İran üssünün yakın görüntüsü bulunmaktadır.
Bölgedeki diğer üs ve fırlatma bölgelerinin İsrail ve ABD tarafından vurulmuş olmasına rağmen, Hamedan Hava Üssünün olay zamanında hala vurulmamış olması bulgumuzu destekliyor.
SONUÇ
İran, Hamedan üssündeki ateşleyicilerden Hayber Şekan füzesi ateşlemiş; belki rotasından sapan, belki de nişan alarak gönderilmiş bu füze, İncirlik üssüne doğru yönelmiş ve ABD gemisinden ateşlenen başka bir füze tarafından vurulmuş gibi görünüyor. Türkiye’ye düşen iki füze parçasından biri İran füzesinin parçası, diğeri ise ABD füzesinin bir parçasıdır. Türkiye’nin bir parçası olmayacağını defalarca açıkladığı bu savaşta, büyük anlamlar yüklenmemesi gereken, öngörülebilir bir anomali olarak karşımıza çıkmaktadır.


























Harika ..ellerinize sağlık